Kırmızı palmiye böceği, Akdeniz havzasındaki palmiyelerin başlıca ölüm nedenidir. Zararın tamamı gövdenin içinde gerçekleştiği için, bitkinin dışarıdan sağlıklı göründüğü aylar boyunca sürer. Bu sayfa, o aylar içinde yakalanabilecek işaretleri ve bir kez fark edildikten sonra yapılması gerekenleri sıralar.
Böceğin kimliği ve yayılışı
Rhynchophorus ferrugineus, hortumlu böcekler (Curculionidae) familyasına ait bir türdür. Ergin iki ila dört santimetre boyundadır, kızıl kahverengi renktedir ve başının önündeki uzun, hafif kavisli hortumu ile kolayca tanınır. Ön göğsünün üzerinde koyu renkli lekeler bulunur; bu lekelerin sayısı bireyden bireye değişir ve tür ayrımında güvenilir bir ölçüt değildir.
Tür Güney ve Güneydoğu Asya kökenlidir. Yirminci yüzyılın sonlarından itibaren Ortadoğu üzerinden Akdeniz havzasına yayılmıştır. Türkiye'deki ilk kaydı 2005 yılında Mersin'de yapılmış, ardından kıyı illerine yayılmıştır. Türkiye'de karantina zararlısı statüsündedir.
- Bilimsel adı
- Rhynchophorus ferrugineus
- Familya
- Curculionidae (hortumlu böcekler)
- Ergin boyu
- Yaklaşık 2 ila 4 santimetre
- Zarar veren evre
- Larva, gövde ve taç dokusunun içinde
- Türkiye'deki ilk kayıt
- 2005, Mersin
- Statü
- Karantina zararlısı, bildirime tabi
Gövdenin içindeki yaşam döngüsü
Dişi böcek yumurtalarını, dokunun yumuşak ve nemli olduğu yerlere bırakır: yaprak dipleri, taze budama kesikleri, gövdedeki çatlaklar ve mekanik yaralar. Bir dişi, ömrü boyunca yüzlerce yumurta bırakabilir.
Yumurtadan çıkan larva bacaksızdır, krem rengindedir ve koyu renkli sert bir baş kapsülü taşır. Beslendikçe büyür, olgun larva birkaç santimetreye ulaşır. Larva daima daha yumuşak dokuya, yani tepe tomurcuğuna doğru ilerler ve beslenirken galeriler açar. Zararın tamamı bu evrede oluşur.
Olgunlaşan larva, palmiye liflerinden ördüğü bir koza içinde pupa olur. Bu kozalar çoğunlukla yaprak diplerinde ya da gövdenin içinde bulunur ve bir palmiyenin dibinde bulunan lifli koza kalıntıları, bulaşmanın en somut kanıtlarından biridir. Sıcak iklimlerde döngü birkaç ay sürer, kuşaklar üst üste biner ve aynı bitkide farklı evrelerdeki bireyler bir arada bulunur.
Erginler uçabilir. Kısa mesafelerde yeni konukçu aramaları olağandır, uygun koşullarda kilometrelerle ölçülen uçuşlar da kaydedilmiştir. Buna karşılık zararlının uzun mesafelere taşınmasındaki asıl etken uçuş değil, bulaşık bitkilerin nakledilmesidir.
Erken teşhisi sağlayan altı belirti
Aşağıdaki işaretlerin hiçbiri tek başına kesin değildir, ancak ikisinin bir arada bulunması ciddi bir şüphe nedenidir.
- Tacın simetrisini kaybetmesi. Yapraklar bir yanda seyrelir, taç bir tarafa doğru çöker.
- Yaprakların kesik görünmesi. Yaprakçıklar sanki makasla düzensiz biçimde kesilmiş gibi eksiktir; bu, larvanın yaprak henüz katlıyken beslenmesinden kaynaklanır.
- Ortadaki yeni yaprağın devrilmesi. Taç merkezindeki dik yaprak sararır, yana yatar ya da çekildiğinde kolayca çıkar. Bu, tepe tomurcuğunun zarar gördüğü anlamına gelir.
- Lifli koza kalıntıları. Gövde dibinde ya da yaprak diplerinde, ince liflerden örülmüş, avuç içi büyüklüğünde koza kalıntıları bulunur.
- Koku. Taca yaklaşıldığında fermente olmuş, ekşi ve çürümüş bir koku duyulur.
- Ses ve akıntı. Sessiz ortamda gövdeye kulak verildiğinde kemirme sesi duyulabilir; yaprak diplerinden ya da gövdedeki deliklerden kahverengi, koyu kıvamlı bir akıntı gelir.
Ortadaki yeni yaprak elle çekildiğinde geliyorsa, mesele artık erken teşhis değildir.
Saha kuralı
Hangi palmiyeler daha çok saldırıya uğrar
Zararlı geniş bir konukçu yelpazesine sahiptir, ancak Akdeniz havzasında saldırıların büyük çoğunluğu Phoenix cinsinde, özellikle de Kanarya hurma palmiyesinde (Phoenix canariensis) görülür. Bunun yapısal bir nedeni vardır: bu türün tacı yüzlerce yaprakla doludur, yaprak dipleri kalın ve nemlidir, dolayısıyla hem yumurta bırakmak hem de larvanın beslenmesi için bol miktarda yumuşak doku sunar.
Yelpaze yapraklı cinsler de saldırıya uğrayabilir, ancak sıklık belirgin biçimde daha düşüktür. Trachycarpus ve Chamaerops gibi türlerde gövde daha lifli ve daha sıkıdır. Çok gövdeli türlerde ayrıca bir gövdenin kaybı bitkinin tamamını götürmez.
| Grup | Risk | Neden |
|---|---|---|
| Phoenix canariensis | Çok yüksek | Yoğun taç, kalın ve nemli yaprak dipleri |
| Phoenix dactylifera | Yüksek | Dipten sürgün, bol yaprak dibi |
| Washingtonia | Orta | Tek gövde, budama yaraları giriş sağlar |
| Trachycarpus, Chamaerops | Daha düşük | Sıkı lifli gövde, çok gövdelilik |
Önlem sırası ve bildirim
Zararlıyla mücadelede sıralama önemlidir, çünkü ilk iki madde bedelsizdir ve etkisi en yüksek olanlardır.
1. Yara açmamak
Dişi böcek yumurtasını yaraya bırakır. Gereksiz budama, gövdeye çivi çakma, çim biçme makinesinin gövde dibine vurması ve gövde yüzeyinin kazınması, doğrudan davetiye anlamına gelir. Bakım bölümünde anlatılan budama kuralları burada bir estetik tercihi değil, bir koruma önlemidir.
2. Doğru zamanda budamak
Taze kesim yüzeyleri uçucu bileşikler yayar ve bu bileşikler erginleri bitkiye çeker. Bu nedenle budama, erginlerin etkin olduğu sıcak dönemlerde mümkün olduğunca ertelenir. Zorunlu hallerde kesim mümkün olduğunca küçük tutulur, yüzeyler hemen kapatılır ve bitki izlemeye alınır.
3. İzleme
Toplanma feromonu ile çalışan tuzaklar, bir alanda zararlının varlığını ve yoğunluğunu ortaya koymak için kullanılır. Bu tuzaklar böceği çektikleri için yerleşimleri önemlidir: korunmak istenen palmiyelerin hemen yanına değil, belirli bir uzaklığa konur. Tuzak bir tedavi aracı değil, bir erken uyarı aracıdır.
4. Bildirim ve imha
Kırmızı palmiye böceği Türkiye'de karantina zararlısıdır. Şüpheli durumun il ya da ilçe tarım ve orman müdürlüğüne bildirilmesi gerekir. Bulaşık bir bitkinin sökülüp başka bir yere taşınması, zararlının yayılmasının en hızlı yoludur; söküm ve imha, yetkili birimin yönlendirmesiyle ve bitkinin yerinde parçalanması esasına göre yapılır.
Akılda kalması gerekenler
- Zarar gövdenin içindedir: dışarıdan sağlıklı görünen bir palmiye bulaşık olabilir.
- Ortadaki yeni yaprağın devrilmesi ya da kolayca çıkması, tepe tomurcuğunun kaybına işaret eder.
- Her yara bir yumurta bırakma noktasıdır; budamayı azaltmak en ucuz önlemdir.
- Feromon tuzağı izleme aracıdır, koruma aracı değildir.
- Bulaşık bitki taşınmaz; bildirim il ya da ilçe müdürlüğüne yapılır.
Devamı
Zararlı zararı ile don zararı ilkbaharda sık karıştırılır: ikisi de tacın üst kısmında kahverengileşme yapar. Ayrım, iklim bölümündeki don sonrası değerlendirme başlığında ele alınmıştır.