İçeriğe geç
Palmiye Herbaryumu Akdeniz bitkileri üzerine notlar
Akdeniz bahçesi

Maki bitkileri: zeytin, defne, mersin, sakız ve keçiboynuzu

  • Yayın: 30/06/2026
  • Gözden geçirme: 30/06/2026
  • Okuma süresi 8 dakika

Beş tür, beş ayrı familya. Uzaktan bakıldığında hepsi aynı görünür: koyu yeşil, sert yapraklı, kışın da yaprağını dökmeyen çalılar. Yakından bakıldığında ise her biri kuraklık sorununu farklı bir yerden çözer ve bahçede farklı bir köşeyi ister.

Beş türün künyesi

Maki örtüsünün beş yaygın türü
Tür Familya Yaprak Çiçeklenme
Zeytin (Olea europaea) Oleaceae Dar mızraksı, alt yüzü gümüşi İlkbahar sonu
Defne (Laurus nobilis) Lauraceae Deri gibi sert, ezilince kokulu İlkbahar başı
Mersin (Myrtus communis) Myrtaceae Karşılıklı, parlak, kokulu Yaz başı
Sakız ağacı (Pistacia lentiscus) Anacardiaceae Çift tüysü, uç yaprakçığı yok İlkbahar
Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua) Fabaceae Çift tüysü, kalın ve parlak Sonbahar
Bir masaya yan yana dizilmiş üç dal: dar ve gümüşi alt yüzlü zeytin yaprakları, geniş ve sert defne yaprakları, küçük ve parlak mersin yaprakları.
Üç türün yaprakları yan yana konduğunda ayrım nettir: genişlik, kalınlık ve alt yüzün rengi.

Zeytin

Olea europaea, zeytingiller familyasındandır ve Akdeniz havzasının en uzun ömürlü ağaçlarından biridir. Yaprakları dar ve mızrak biçimlidir; üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü ise ince pullardan oluşan bir tabaka nedeniyle gümüşi görünür. Rüzgârda ağacın bir anda renk değiştirmesinin nedeni budur.

Bu gümüşi alt yüz yalnızca estetik bir ayrıntı değildir: pullu tabaka, yaprak yüzeyindeki gözeneklerin üzerinde durgun bir hava katmanı tutar ve su kaybını yavaşlatır. Zeytin, sert yapraklılık ile derin köklülüğü birleştiren bir türdür ve bu ikisi bir arada onu Akdeniz'in en kurak koşullarına dayanıklı kılar.

Çiçekler küçük ve beyazımsıdır, salkımlar halinde ilkbahar sonunda açar ve rüzgârla tozlanır. Meyve, tek çekirdekli etli bir meyvedir. Soğuk tarafında zeytin, palmiyelerin çoğundan daha hassastır: yaklaşık eksi on derece civarında dallarda zarar başlar.

Defne

Laurus nobilis, defnegiller familyasındandır. Yaprakları deri gibi kalın, kenarları hafif dalgalıdır ve ezildiğinde belirgin bir koku bırakır. Bu koku, dokuda bulunan uçucu yağ bezelerinden gelir ve türün mutfakta kullanılmasının da nedenidir.

Defne ayrı eşeylidir: erkek ve dişi çiçekler ayrı bireylerde bulunur. Küçük ve sarımsı çiçekler ilkbahar başında açar, siyah tek tohumlu meyveler yalnızca dişi bireylerde oluşur. Bahçede defnenin en kullanışlı yanı, maki bitkileri arasında yarı gölgeye en iyi uyum sağlayanlardan biri olmasıdır: bir duvarın kuzey yüzünde ya da bir palmiyenin taç gölgesinde tutunur.

Bir dikkat notu

Mutfakta kullanılan defne (Laurus nobilis) ile süs bitkisi olarak yetiştirilen ve halk arasında taflan ya da karayemiş denen Prunus laurocerasus karıştırılmamalıdır. İkincisinin yaprakları ve tohumları zehirlidir. Ayrım kokudandır: gerçek defne yaprağı ezildiğinde bilinen defne kokusunu verir.

Mersin

Myrtus communis, mersingiller familyasındandır ve makinin en kolay tanınan çalılarından biridir. Yapraklar karşılıklı dizilir, küçük, parlak ve sivri uçludur; ışığa tutulduğunda üzerlerindeki saydam yağ bezeleri küçük noktalar halinde görülür. Ezildiğinde çıkan koku bu bezelerden gelir.

Çiçekler yaz başında açar: beyaz taç yaprakların ortasında çok sayıda uzun erkek organ bulunur ve çiçeğe tüylü bir görünüm verir. Meyveler sonbahardan kışa doğru olgunlaşır, mavimsi siyah renk alır. Türkiye'nin güney ve batı kıyılarında meyvesi toplanır ve yerel adlarla anılır.

Bahçede mersin, budamaya iyi cevap veren ve çit olarak kullanılabilen bir türdür. Kuraklığa dayanır, ancak tam gölgede seyrekleşir.

Sakız ağacı

Pistacia lentiscus, antepfıstığıyla aynı familyadandır. Makide en sık rastlanan çalılardan biridir ve kayalık, zayıf topraklarda bile tutunur.

Türü tanımanın en güvenilir yolu yaprağıdır. Sakız ağacının yaprağı çift tüysüdür: yaprakçıklar bir eksenin iki yanına çiftler halinde dizilir ve ekseninin ucunda tek bir yaprakçık bulunmaz. Aynı cinsten olan ve Anadolu'da yaygın biçimde görülen menengiç (Pistacia terebinthus) ise tek sayıda yaprakçık taşır, yani eksenin ucunda tek bir yaprakçıkla biter, ve kışın yaprağını döker. Bu iki işaret, iki türü her mevsim ayırmaya yeter.

Türün reçinesi, Yunanistan'da Sakız Adası'nda yetişen bir varyeteden geleneksel olarak toplanır ve mastika adıyla bilinir. Türkiye kıyılarındaki bireylerden bu ölçekte reçine elde edilmez.

Çift tüysü yaprak sakız ağacını, tek sayıda yaprakçık menengici gösterir. Kışın yaprağını döken, ikincisidir.

Tayin kuralı

Keçiboynuzu

Ceratonia siliqua, baklagiller familyasındandır ve maki örtüsünün ağaç boyuna ulaşan üyelerindendir. Yaprakları kalın, parlak ve çift tüysüdür. Kuraklığa dayanımını büyük ölçüde derin kök sistemine borçludur.

Türün en sıra dışı yanı çiçeklenme takvimidir: çoğu Akdeniz bitkisi ilkbaharda çiçek açarken keçiboynuzu sonbaharda açar. Çiçekler yalnızca genç sürgünlerde değil, yaşlı dalların ve gövdenin üzerinde de doğrudan çıkar. Meyve, uzun ve koyu kahverengi bir bakladır; olgunlaşması yaklaşık bir yıl sürer, dolayısıyla ağacın üzerinde aynı anda hem çiçek hem de geçen yılın olgunlaşmakta olan meyveleri bulunabilir.

Keçiboynuzu tohumlarının olağanüstü düzenli ağırlıkta olduğu inancı, mücevherde kullanılan karat biriminin adına kaynaklık etmiştir: sözcük, keçiboynuzu tohumu anlamındaki Yunanca sözcükten türemiştir.

Biberiyenin cins değişikliği

Uzun yıllar Rosmarinus officinalis olarak bilinen biberiye, moleküler çalışmaların ardından 2017 yılında Salvia cinsine aktarılmış ve geçerli adı Salvia rosmarinus olmuştur. Eski ad hâlâ yaygın biçimde kullanılır; iki adın aynı bitkiyi gösterdiğini bilmek, kaynak karşılaştırırken karışıklığı önler.

Bahçede bir arada

Bu beş tür aynı iklimi paylaşır, dolayısıyla aynı sulama düzenine bağlanabilir. Bölümün ana sayfasında anlatılan su bölgelemesi mantığında hepsi düşük su grubuna girer ve yerleştikten sonra yaz boyunca neredeyse hiç sulama istemez. Palmiyeler ise orta grupta kalır: kuraklığa dayanırlar, ancak bakım sayfasında belirtildiği gibi kök sistemi kurulana kadar düzenli su beklerler.

Pratikte bu, palmiyenin bahçenin sulanan orta kuşağına, maki türlerinin ise dış ve kurak kuşağa yerleştirilmesi anlamına gelir. Sonbaharda yapılan dikim, her iki grup için de ilk yazı belirgin biçimde kolaylaştırır.

Akılda kalması gerekenler

  • Zeytin yaprağının gümüşi alt yüzü bir su tasarrufu mekanizmasıdır.
  • Defne ayrı eşeylidir; meyve yalnızca dişi bireylerde oluşur.
  • Mersin yaprağındaki saydam noktalar uçucu yağ bezeleridir.
  • Sakız ağacı çift tüysü ve herdem yeşil, menengiç tek sayıda yaprakçıklı ve yaprak döken türdür.
  • Keçiboynuzu sonbaharda çiçek açar ve meyvesi yaklaşık bir yılda olgunlaşır.

Devamı

Bu türlerin hepsi kışın yaprağını dökmez, dolayısıyla don olaylarında yaprakları açıkta kalır. Hangi sıcaklıkta neyin zarar gördüğü ve dondan sonra hangi sırayla hareket edileceği iklim bölümünde ele alınmıştır.

Akdeniz bahçesi bölümüne dön